Son Veda (الوداع الأخير)

 gerçeğe dökülmeye karar verdiğinde kalbim göğüs kafesime sığmıyordu. Ama o gün otoparkın karanlık gölgesinde bana arabaya geçmeyi teklif ettiğinde içimdeki o saf hayranlık bir buz dağına çarptı. Beni diğerleri gibi mi görüyorsun? diye bağırdım. Sesim boş betonda yankılandı. Hayal kırıklığım aşkımdan daha büyüktü. Arkama bakmadan kaçarken ardımda bıraktığımın sadece bir adam değil yıkılan hayallerim olduğunu sanıyordum.
Bölüm 5 İtiraf ve Yalancı Cennet
Ertesi gün okul kapısında belirdiğinde gözlerinde daha önce görmediğim bir pişmanlık vardı. Seni kaybetmekten korktum dedi. Beni sevdiğini söylediğinde kalbimdeki tüm kırıklar birleşti. Liseyi bitirip üniversiteye başladığımda el ele yürüdüğümüz o günler hayatımın en parlak mevsimiydi. Kendimi bir masalın başrolünde dünyanın en şanslı kadını hissediyordum. Ama masallar bazen en güzel yerinde zehirli bir okla vurulurdu.
Bölüm 6 İnfaz Saati
O gün her zaman oturduğumuz o küçük kafede yüzü kireç gibi beyazdı. Bakışlarını benden kaçırıyor ellerini masanın altında gizliyordu. Bitmeli dedi buz gibi bir sesle. Biz uygun değiliz. Sebebini sorduğumda kalbime en büyük hançeri sapladı Evliyim. Birkaç gün sonra baba oluyorum. Benden uzak dur.
Dünya başıma yıkıldı. Sandalyemde donup kaldım. O bir yabancı gibi masadan kalkıp giderken ruhumun o kafede can verdiğini hissettim. Nefret içimdeki aşkın küllerinden doğan kara bir duman gibi sardı benliğimi. Aramalarına çıkmadım mesajlarını sildim. Onu hafızamdan kazımak için kendimi hayata kapattım.
Bölüm 7 Mezar Taşındaki Gerçek
Yıllar sonra gelen o telefon eski bir yaranın kabuğunu vahşice kopardı. Öldü dedi ortak arkadaşımız. İnanmadım. İnanmak onca nefrete rağmen hâlâ içimde yaşayan o sızıya ihanet etmek gibiydi. Sinir krizleri hastane koridorları ve nihayetinde o soğuk mermer taşının önünde duran çaresiz bedenim...
Dönüş yolunda içimdeki o dinmeyen öfkeyle sordum Eşi ve çocuğu nasıl? Onları bari mutlu edebildi mi?
Arkadaşının sessizliği yolu kapladı. Evli değildi dedi fısıltıyla. Hatta kimsesi yoktu.
Gerçek bir tokat gibi yüzüme çarptı. Lösemi olduğunu öğrendiğinde yaşama şansının olmadığını bildiğinde benim onun ölümünü bir yas gibi değil bir kurtuluş gibi görmemi istemişti. Beni kendinden nefret ettirerek yasımın ağırlığını hafifletmeye çalışmıştı. En büyük yalanı bana duyduğu en büyük aşkın sonucuydu.
Final
Şimdi her gece saat üçte telefonuma bakıyorum. Gelecek bir mesaj olmadığını bilsem de bir adamın beni kurtarmak için kendi onurunu nasıl feda ettiğini düşünerek ağlıyorum. O beni korumak için kalbimi kırmayı göze almıştı bense onun son nefesini verirken bile benden nefret ettiğimi sanmasına izin vermiştim. Şimdi kalbimde dinmeyen bir hüzünle bir kahramanın en acı veda busesiyle yaşıyorum.
.