Son Veda (الوداع الأخير)

İlk Islık Kalbin Antrenmanı
Bölüm 1 Koridordaki Esinti
Lise son sınıfın o kendine has hem bitişi hem başlangıcı müjdeleyen havası okulu sarmıştı. Sınav stresi gelecek kaygısı ve ergenliğin son demleri arasında sıkışıp kalmıştık. Ama o yıl okulun koridorlarında dolaşan hava sadece tozlu kitap kokusu değil yeni atanan beden eğitimi öğretmeninin getirdiği o karizmatik esintiydi.
Adı geçtiğinde sınıftaki fısıldaşmalar artıyor kızlar saçlarını düzeltiyor kantindeki sohbetlerin ekseni ona kayıyordu. O ise tüm bu hayranlık dalgasının ortasında güçlü duruşu karakterli bakışları ve mesafeli ama nazik tavrıyla ulaşılmaz bir kale gibi duruyordu. Ben mi? Ben o kalenin etrafında sessizce dolanan hayranlığını bir sır gibi kalbine gömen binlerce genç kızdan sadece biriydim. Ya da öyle sanıyordum.
Bölüm 2 Ter Gözyaşı ve Turnuva
Okulun voleybol takımındaydım. Turnuvalar yaklaştıkça antrenmanların dozu artıyor okul sonrası spor salonu bizim ikinci evimiz oluyordu. Takımın başındaki isim o olunca o yorgunluk bile bana tatlı gelmeye başlamıştı. Onu her gün görüyordum düdüğü çalarkenki ciddiyetini bir hatayı düzeltirkenki sabrını ve maç aralarında yaptığı o zekice esprileri...
Şehirler arası turnuva başladığında onun sadece disiplinli bir öğretmen değil aynı zamanda ruhu genç ve neşeli bir insan olduğunu gördüm. Attığı her kahkaha bana olan hayranlığımı katlayan bir notaydı. Turnuvanın final setinde son sayıyı aldığımızda yaşadığımız o zafer sarhoşluğu içinde göz göze geldik. O an dünyadaki tüm sesler kesilmişti.
Bölüm 3 Üç Suları
Oyun tarzını çok beğendim dedi yanıma gelerek. Daha profesyonel çalışmalıyız. Antrenman programını takip edebilmemiz için numaranı verebilir misin?
Eve nasıl yürüdüğümü o akşam yemeğinde neler yediğimi hatırlamıyorum. Vücudumdaki her kas ağrıyordu ama zihnimde sadece o anın yankısı vardı. Saat sekizde kendimi yatağa bıraktım ve derin rüyasız bir uykuya daldım.
Uyandığımda odam karanlıktı. Komodinin üzerindeki telefonun ışığı gecenin zifiri karanlığında cılız bir yıldız gibi parlıyordu. Saat sabahın üçüydü. Ekranı kaydırdığımda nefesim kesildi
Selam numaram bu. Geceyi bölmedim umarım? yazıyordu WhatsApp kutusunda.
Titreyen parmaklarımla Teşekkür ederim hocam diye başlayan kısa bir mesaj gönderdim. Saniyeler içinde telefonum tekrar titredi. O andan itibaren güneş doğana kadar sporun sınırlarını aşıp hayata hayallere ve geceye dair ne varsa döküldü ekranlarımıza. O gece sadece bir öğretmen ve öğrenci değil birbirinin kelimelerinde kaybolan iki ruh gibiydik. Sabahın ilk ışıkları odama sızarken hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordum.
Bölüm 4 Otoparktaki Kırılma
İlişkimiz ekranların soğuk camından çıkıp